- > Wishlist Sayısı Değil, Wishlist Hızı Önemlidir
- > Kapsül Görselleri Sizin Tabelanızdır
- > Etiket Sistemiyle Algoritmayı Manipüle Edin
- > Steam Next Fest Sadece Bir Demo Festivali Değildir
- > Yerelleştirmenin Gücünü Küçümsemeyin
- > Yayıncılarla (Influencer) Kurulan Doğal Bağ
- > Toplulukla İletişim ve Şeffaflık
Steam’de oyununuzun görünürlüğünü artırmak ve wishlist sayılarını katlamak için uygulamanız gereken 7 somut strateji. Algoritmayı kendi lehine çevir.
Oyununuzu bitirdiniz, Steam sayfasını açtınız ve o meşhur ‘yayınla’ butonuna bastınız. Peki sonra? Eğer aylar süren emeğinizin birkaç gün içinde mağazanın tozlu raflarına gömülmesini istemiyorsanız, sadece kod yazmakla işin bitmediğini anlamanız gerekiyor. Steam bir hayır kurumu değil, bir algoritma yığınıdır. Bu algoritmayı beslemezseniz, sizi kimseye göstermez. Geçen gün bir bağımsız geliştirici topluluğu içinde tartışırken fark ettim ki, çoğu kişi oyununun kalitesinin kendi kendine satış getireceğine inanıyor. Maalesef gerçek dünya böyle çalışmıyor. İşte Steam’in derinliklerinde kaybolmamak için yapmanız gereken yedi hayati hamle.
Wishlist Sayısı Değil, Wishlist Hızı Önemlidir
Herkesin dilinde bir ’10 bin wishlist’ barajı var. Evet, bu sayı ‘Popular Upcoming’ listesine girmek için bir kriter ama asıl önemli olan bu sayıya ne kadar sürede ulaştığınızdır. Steam algoritması, bir oyunun kısa sürede çok fazla ilgi görmesini ‘bu oyun trend oluyor’ şeklinde yorumlar. Sayfanızı açıp bir yıl boyunca pasif beklemek yerine, duyurunuzu ve pazarlama hamlelerinizi belli dönemlere sıkıştırın. Bir oyun ağı üzerinde oluşturacağınız anlık etkileşim, algoritmanın gözünde aylar süren sessiz bekleyişten çok daha değerlidir. Wishlist listenizi biriktirirken dışarıdan trafik çekmek, Valve’ın radarına girmenizi sağlar.
Kapsül Görselleri Sizin Tabelanızdır
Oyuncular oyununuzu önce kütüphanesinde değil, mağaza sayfasındaki o küçük dikdörtgen resimde görür. Eğer kapsül görseliniz (capsule art) profesyonel durmuyorsa, mekanikleriniz ne kadar devrimsel olursa olsun kimse o sayfaya tıklamayacak. Yazıların okunabilirliği, renk paletinin türü yansıtması ve karakterin duruşu saniyeler içinde karar verdirir. Çoğu geliştirici bu aşamayı geçiştiriyor ama aslında içindeki her pikselin bir pazarlama görevi var. Doğru bir görsel stratejisi geliştirmek, içinde bulunduğumuz bu karmaşık dijital ekosistem içinde hayatta kalmanın ilk kuralıdır.
Etiket Sistemiyle Algoritmayı Manipüle Edin
Steam’in ‘Sizin İçin Önerilenler’ algoritması tamamen etiket benzerliğine dayanır. Eğer oyununuz bir 4X strateji oyunuysa ve siz en başa ‘Indie’ veya ‘Adventure’ etiketini koyduysanız, algoritma sizi yanlış oyunculara gösteriyor demektir. İlk beş etiketinizi çok dikkatli seçin. Türünüzü en iyi tanımlayan, niş etiketleri en başa koyun. ‘Roguelike Deckbuilder’ veya ‘City Builder’ gibi spesifik tanımlar, sizi doğrudan o türü seven kemik kitleyle buluşturur. Etiket sıralamasını değiştirmek bile bazen günlük gösterim sayılarını ikiye katlayabilir.
Steam Next Fest Sadece Bir Demo Festivali Değildir
Next Fest, bağımsız bir geliştiricinin başına gelebilecek en iyi şeydir ama doğru yönetilirse. Festivalden aylar önce demonuzu cilalamış olmanız, topluluktan gelen geri bildirimleri toplamanız gerekiyor. Bir oyuncu platformu üzerinden aldığınız geri bildirimlerle hatasız bir demo sunmak, festival sırasında yayıncıların (streamer) oyununuzu fark etmesini sağlar. Unutmayın, festival boyunca canlı yayın yapmak ve en üst sıralarda kalmaya çalışmak bir tam zamanlı iştir. Sadece demoyu yükleyip kenara çekilirseniz, kalabalığın arasında kaybolursunuz.
Yerelleştirmenin Gücünü Küçümsemeyin
Sadece İngilizce oyun çıkarmak, pazarın yarısını elinizin tersiyle itmektir. Çince, Rusça ve Portekizce (Brezilya) gibi diller Steam’de devasa bir hacme sahip. Her dili profesyonelce çevirtmeye bütçeniz yetmeyebilir ama en azından arayüzü ve açıklamaları bu dillere yerelleştirmek, o bölgelerdeki görünürlüğünüzü artırır. Yerelleştirme yaparken sadece metni çevirmeyin, o kültürlerin oyun alışkanlıklarını da göz önünde bulundurun. Bazen küçük bir yerel referans bile topluluğun sizi sahiplenmesini sağlar.
Yayıncılarla (Influencer) Kurulan Doğal Bağ
Soğuk e-postalar atıp anahtar (key) dağıtmak artık eskisi kadar etkili değil. Yayıncılar da artık birer küratör gibi çalışıyor. Onlara sadece oyununuzu değil, oyununuzun neden onların izleyicisi için eğlenceli olduğunu anlatmanız lazım. Oyununuzun ‘meme’ potansiyeli olan sahnelerini veya ilginç mekaniklerini öne çıkaran kısa klipler hazırlayın. Moonline Network gibi platformlarda aktif olup, oyununuzu doğru kitlelere tanıtacak ağlar kurun. Bir büyük yayıncının oyununuzu 15 dakika oynaması, Steam algoritmasını tetikleyip sizi haftalarca ‘New and Trending’ listesinde tutabilir.
Toplulukla İletişim ve Şeffaflık
İnsanlar artık sadece bir ürün değil, bir hikaye ve gelişim süreci satın alıyorlar. Geliştirme günlükleri paylaşmak, Discord sunucusunda aktif olmak ve oyuncuların sorularına bizzat yanıt vermek sadık bir kitle oluşturur. Bu sadık kitle, oyun çıktığı ilk gün ‘inceleme’ (review) yaparak algoritmanın sizi ‘Çok Olumlu’ olarak işaretlemesini sağlar. Steam, kullanıcı yorumlarına bayılır. Olumlu yorum trafiği başladığı an, mağaza sizi daha fazla insana önermeye başlar. Bu yüzden topluluğunuzu daha oyun çıkmadan, geliştirme aşamasında kurmaya başlayın.
Ücretsiz, sınırsız ve geliştirici odaklı.